Dolar 31,0629
%0.24
Euro 33,6705
%0.09
Altın 2.023,650
%0.33
Bist-100 9,35
%0.38

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°

DUYU BÜTÜNLEME NEDİR?

Duyu bütünleme, vücudumuzdan ve çevreden alınan duyu bilgisinin alınıp, anlamlandırılıp buna uygun davranışın oluşturulmasıdır. Duyu bütünleme teorisi; çevremizle olan etkileşimimizde vücudumuzu etkili bir şekilde kullanabilmemizi sağlamak için vücudumuz ve çevremizden gelen duyuları yöneten nörolojik bir süreçtir. Beyin bu işlemi günlük yaşam aktivitelerinde kullanır. Şu an merkezi sinir sistemi bu yazının görselini, çevreden gelen sesleri, odanın sıcaklığını, vücudumuzun dengesini, bu yazıyı okumak için doğru vücut konumlandırılması gibi duyu girdilerini beyine iletiyor ve beyin bunları işlemleyip doğru cevabı veriyor. Örneğin bir birey sınavdayken dışarıdan bir korna sesi geldiğinde vücut onu inhibe edip dikkatini sınava vermeye devam ediyor böylelikle duyu sistemi doğru cevabı verdiği için konsantrasyon bozulmuyor. Aynı birey sınavdan sonra dışarı çıkıp karşıdan karşıya geçerken bir korna sesi geldiğinde bu sefer o sesi inhibe etmeyip kaldırımda durup arabanın geçmesini görsel ve vestibüler duyusu ile takip ederek güvenliğini sağladıktan sonra karşıya geçer ve böylelikle işitsel uyarana yine doğru cevabı vermiş olur. Bilinenin aksine bizim duyularımız beş tane değil sekiz tane. Bunlar görsel, işitsel, dokunsal, tat, koku, vestibüler (hareket, hız, denge), proprioseptif (vücut farkındalığı) ve interoseptif (iç organlardan gelen bilgi) duyudur. Bu duyuların gelişimi beyin için beslenme kadar önemlidir, beyin dışarıdan bu uyaranlara maruz kaldıkça nöronlar arasındaki bağlantı artar. Beyin ve merkezi sinir sistemimizin gelişimi için bu uyaranlar atalarımıza doğadan, topraktan, ağaçtan, çamurdan ve denizden geliyordu yani günlük yaşamın içinden bu uyaranları alıyorlardı. Böylelikle genimize 10.000 yıldır bu şekilde işlendi fakat özellikle son 20 yıldır betonlaşmanın getirdiği yaşam şartları bu uyaranlara maruz kalmamızı engelledi. İnsanlar bunlardan mahrum kaldıkça yani doğasının gereğine aykırı yaşadıkça bazı sorunlar çıkmaya başladı, pandemi süreci ise bu durumu hızlandırdı. Çocuklar dışarı çıkamayıp gerçek günlük yaşamın içine katılmayıp akranlarıyla koşarak, zıplayarak, oynayarak, eğlenerek, çamurdan, kumdan vb. kirlenerek, sosyal etkileşimlerini arttırarak ne yazık ki yaşamadı. Evde büyüyen ev şartlarından ötürü de ekrana maruz kalan pandemi nesli çocukları büyüdü. Bu çocukların genel olarak ortak özellikleri ekran maruziyeti olduğu için görsel hafızaları görsel duyuları gelişmiş fakat hareket etmediklerinden, koşmadıklarından, dışarı çıkıp farklı uyaranları deneyimlemediklerinden yani çocukluklarının gereğini fazla yaşayamadıklarından diğer duyuruları olması gerektiğinin daha altında kaldı. Böylelikle vücutta o farkı kapatmak için arayışlar başladı ve anlamsız bir şekilde hareket etmeler, koşmalar, zıplamalar, dikkati kısa, çabuk sıkılan, sık aktivite değiştiren, vücut farkındalığı zayıf, işitsel ya da görsel uyaranların dikkatini dağıttığı, stereotip hareketlerinin olduğu çocuklar oldular.

Süreç genel olarak böyle işlesede uyaran eksikliği daha farklı sonuçlara da sebebiyet verdi. Bunlar gelişimsel gecikme, öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, iletişim ve sosyal sorunlar, kas hastalığı sorunları, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları, motor beceri yetersizlikleri, davranış problemleri, yavaş cevap verme, gürültülü ortamlarda konsantre olamama, kulak kapama, yanlış sese konsantre olup hedefi şaşırma, hafıza güçlükleri, sese tepki vermeme, sesin yönünü bulamama, diş fırçalamama, saç ve tırnak kestirmeme, düşme korkusu, parmak ucu yürüme, sakarlık, sürekli hareket isteği gibi günlük yaşam kalitesini düşüren ve başka birine bağımlı hale getiren sorunlara sebebiyet verdi. Bu uyaranların özellikle anne karnında başlayıp 0-3 yaşta fazla ya da az olması duygusal arayış ya da kaçışlara sebebiyet veriyor. Merkezi sinir sistemi oturana kadar yani ergenliğe kadar bu uyaranları dengelemek, hepsinin senkronize bir şekilde çalışabilmesi için sağlıklı bir duyu sisteminin olması gerekiyor. Duyu bütünleme seansları ise bu arayış ve kaçışları anlamlı-amaçlı aktivitelerle dengeleyip bireyin bu uyaranlara doğru cevabı verip günlük yaşam kalitesini arttırarak bağımsız, özgüvenli, daha anlamlı, günlük yaşamın içerisine adapte olabilen bir birey olmasını hedefliyor.

Sekiz duyularımız nelerdir ve bizim için önemleri nedir? Bu sorunun cevabını daha ayrıntılı bir şekilde diğer yazımda anlatacağım, haftaya görüşmek üzere.

Daha ayrıntılı sorularınız ve yönlendirmeler için benimle @ergoterapistvolkan instagram adresinden ve [email protected] mail adresi üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Herkese sağlıklı günler dilerim.